Bugün mükemmel bir güne uyanmadım; hatta geç bile kalktım. Dün ders çalışacağım diyordum ya çalışmadım. Ancak bu sabah 9 da bakabildim biraz oda işime yaramadı zaten; sınavdan kötü bir not alacağım büyük ihtimalle.
Neden bahsedeceğimi bilemiyorum şu an. Neden dem vursam...Ne anlatsam ? Belirsizliklerden bahsedeyim öyleyse. ''Doğanın şartları'' çok büyük bir anlam uyandırmıyordu bende ta ki bir soruyu görene kadar. Sonrasında Adolf Hitler' in hayatını bu doğanın şartlarına göre şekillendirdiğini öğrendim. Ve gerçekten doğanın koşullarına göre etkiler bırakmışsa insanlığa( yani ona göre bir dinsel safsata) bu nasıl bir çirkinliktir. Gerçekten söyledikleri yaptıkları doğanın şartlarına uygun. Bir kişi güçsüzse, ezilmek zorundadır yada yok olmak. Bu durumun tek bir açıklaması olabilir: İnsan değil de bir hayvan olduğunu kabul etmek. İnsan olmanın farklı bir getirisini sadece çok az insanda görebiliyoruz. Gerisi dürtüleriyle hareket eden hayvanlardan başka bir şey değiller. İnsan olmaya en yakın varlıklar ise, düşünürlerdir. Zira düşünme eylemini en çok gerçekleştiren onlardır. Bizi ayıran en önemli faktörü en çok kullanmak bizi daha insansı yapar. Fakat Türkiye' de düşünceye dair hiçbir şey göremezsiniz. İnsanların %90' ı söylenenleri tekrar eder. Ve batıl inançları, saçma düşünceleri sarsılmaz kutsal değerlere çevirirler. Gerçekten mantıklı konuşursanız ne diyor bu ? deyip sizinle dalga geçerler. Hayat bu kadar basittir onlara göre yemeğini ye uykunu al gerisi tamamen gereksiz. Gözlemlerime göre bu insanların psikolojilerinde herhangi bir bozulma olmaz. Çünkü hayvan olmayı kabullenmeyen insanların psikolojisi bozuluyor; bir nevi boyut atlama döneminde gerçekleşen depresyon sayılabilir.İnsan ne yazık ki bir hayvandan farksız değil. Bu kadar basit olmamalı sözümü üçüncü günde açıklamayı doğrusu bende ummuyordum. Ve büyük çaplı insan olma anlamında farklılaşma çabası henüz Dünya tarihinde gerçekleşmemiştir. Nedir bu çaba ne olabilir ve yahutta? Şöyle sıralayabiliriz; İnsanların her biri günde en az 2 saat kitap okumalı,1 saatini düşüncelerini anlatan bir yazı yazmaya ayırmalı. Coğrafya ve Felsefe konusunda tüm insanlar yeterli ölçüde yani çevresini ve insanı anlayacak kadar bilgiye sahip olmalı. Durum böyle olursa eğer kimse kukla olmayacaktır. Her kitap kendi düşüncelerini yansıtan biridir.Ancak herkes bu düşünceleri okuyarak kendi düşünme yeteneğini geliştirir; okuduklarını tekrar etmez hatta hatırlamaz bile. Şu anda durum ise, çok berbat bir vaziyette şunu diye bilirim ki insan olarak yaşayan insan sayısı Dünya' da % 5 civarındadır. Ha şunu da bildireyim insan söylediklerimi yaptığı zaman tamamen bir değişim geçirmez; bir yanı hep hayvan(dürtülere göre hareket eden) kalacaktır. Ama ulaşabildiği insansı mertebe emin olun ki çok şeyi değiştirecektir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder